Bu zamana kadar blogda goblen ya da tapestry olarak bilinen duvara asmaya uygun dekoratif parçaları ele aldım, kumaşlarla yapılan eserleri, sanatçıları anlattım. Hem yurt içinde hem de yurt dışındaki faaliyetleri inceledim, kaleme aldım. Bugün ise benim de daha dün karşılaştığım ipek eserlerden bahsetmek isterim.
Dün şans eseri önünden geçtiğim Tayyare Kültür Merkezi'nin içinde asılı eserler görünce yeni bir serginin açılışını yaptığını fark ettim ve içeri girip bir hızlıca gezinmek istedim. Midas İpek Evi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ESMEK ortaklığı ile yapılmış Efsanelerle İpek sergisinin hızlıca gezilecek bir sergi olmadığını içeri girince anladım. Hele ki iki haftada bir burada yazıyorken Bursa'daki okuyucular da gelmek ister diyerek bahsetmek istedim.

Sergiye ilk önce Cemal Nadir Sanat Galerisi'nden başlanmalı. Burada ipeğin tarih boyunca dünyanın farklı yerlerinde nasıl mitsel anlatımlara konu olduğu ele alınmış. Japonya'dan Kore'ye, Çin'e, Tayland'a, İtalya'ya kadar yayılan tarihi sürecinden bahsediliyor. Kiminde bir dut ağacında, kiminde dua eden yaşlı bir kadının rüyasında, kiminin dini ritüellerinde ya da aşkın meyvesi olarak yer alır ipek. Bu çeşitliliğiyle farklı coğrafyalarda yetişmeye elverişli iklimi bulmasıyla dut ağacının kendine özel bir zenginliğinin de bulunduğu söylenebilir. Bence ipek üretimine zemin hazırlamasıyla birlikte dut ağacına uygun topraklara sahip yerlerin çok şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Sergide dut ağacını kesen kişilerin tez zamanda hastalığa yakalanacağı ile ilgili bir inanca sahip oldukları da geçiyor.
Serginin devamında ipekten yapılmış çeşitli eserlerin yer aldığı Sami Güner Sanat Galerisi gezilmeli. Eskişehir Belediyesi'nin ipeğin yolculuğunu Türkiye üzerinden gösterdiği bir harita ile başlıyoruz. İpeği ile bilinen Bursa dışında bu kadar geniş bir alana yayıldığını ben de bu harita ile birlikte öğreniyorum. Bursa'nın bir zamanlar aktif bir İpekiş fabrikasının olduğunu ve binasının işler durumda olmasa da hâlâ orada öylece durduğunu hatırlıyorum.
Yazının başında da dediğim gibi farklı tekstil materyalleri ile oluşturmuş sanat eserlerine sık sık dikkat çektik ama ipek de yeni oldu benim için. Galeride ipek kumaştan kırkyama tekniği ile kelebek şeklinde yaka iğneleri, çiçek şeklinde yaka iğneleri, üstünde motiflerin olduğu şallar, Van Gogh'un ışık ve renk ile elde etmeyi amaçladığı dokunuşu kumaşlarla yakalamaya çalışan bir çalışma sergileniyor. Her iki galeride de ipeği koşa, kumaş, iplik gibi farklı aşamalarda görüyoruz.



Farklı paydaşların bir araya gelerek hazırladığı bu sergi 13 Mart 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilir. İpeği ile bildiğimiz Bursa'ya Eskişehir bilgi ve tecrübesinin yansıtılması çok güzel oldu. Belediyeler arası sergilere alan açılmasının aktarım yapmak ve halk eğitim merkezi çıktılarını görmek açısında da oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Midas İpek Evi ve ESMEK kurumlarını incelemek için üstlerine tıklayabilirsiniz. Mitolojik anlatımların yapıldığı Youtube linkine ise buradan ulaşabilirsiniz.
