Merhaba K'ai&Vrosi okuyucusu,

İki numaralı bültenimizin etkinlik köşesinde Türkiye Dokuma Atlası'nı gezmenizi tavsiye etmiştik. Hâlâ gidip gezmemiş olanlar için kaçırmamaları için teşvik edici bir yazı ile karşınızdayız bugün.

       

Türkiye Dokuma Atlası, bu dönem 140 yıllık geçmişe sahip Mimar Sinan Üniversitesi'nin Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi'nde kapılarını açtı. Türkiye'nin her toprağından, yöresinden çıkan el dokuması kumaşlar sergi boyunca bazı akademik çalışmalar ve kataloglarla da gezen kişiyi oldukça besliyor ve hatta daha fazlasını görme, öğrenme duygusu yaratıyor. Bunların yanı sıra sergide zerdeçal, doğal indigo, koşinil, kökboya daha nicesinin kullanılarak doğal boyama tekniğiyle boyandığı elyaf türleri de bulunuyor.

  

Antep'in kutnu dokumasından Sivas'ın gürün şalına, Kahramanmaraş'ın maraş abasından Sinop'un boyabat çemberine ülkemizin bilmediğimiz, görmediğimiz dokuma kültürünü tatmak, bizzat görmek için oldukça güzel bir fırsat İstanbul'dakiler için. Kumaş hakkında daha fazla bilgi edinmek için kumaş bilgi kartındaki QR kodu okutarak Dokuma Atlası'nın kumaş için oluşturduğu ilgili sayfaya yönlendiriliyorsunuz. Bazı kumaşların yanında yöreye ait geleneksel kıyafetleri de görmek mümkün.

                         

Sergi, başka bir alanda el dokuması kumaşlardan tasarımcı bakış açısı ile ortaya çıkmış modern kıyafetlerle devam ediyor. Aslı Filinta, Ece Ege, Güneş Güner, Ayşe Dizman ve daha çoğu tasarımcının bu kumaşlarla ortaya çıkardıkları oldukça inanılmaz.

      

Sergi esnasında yaşadığınız şok ve heyecan ve keşif duygusu, dışarı çıktığınızda kendisini maalesef moda/tekstil endüstrisinin gerçeklerine bırakıyor. Enderun Sanat, Marmara Üniversitesi, Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü ve İTHİB'in destekleriyle hazırlanmış bu sergi bizi ülkemizin kültürel değerleriyle tanıştırarak dokumacılıkta ne kadar zengin bir literatüre sahip olduğumuzu ve günümüze kadar dokumacılığın ne kadar iyi korunduğunu gösteriyor. Bize düşen kısımsa, üreticilerden ucuz işçinin çalıştırıldığı ve emek hakkının yendiği seri üretim değil; el dokumasından yapılmış, emekçinin hakkının verildiği ürünler talep etmek. Umarım bu sergi ne denli bir zenginliğe sahip olduğumuzu göstermesinin yanında bazı sorular sormanıza da yardımcı olur.

Sergiyi 30 Haziran'a kadar pazartesi günleri hariç 10:00-17:00 arası gezebilirsiniz. İki haftada bir çıkardığımız Karadeniz odaklı bültene ulaşmak için web sitemiz üzerinden kayıt olabilirsiniz.


Leave a comment